Page 6 - gennaration1.indd

Basic HTML Version

6
OCAK 2010
W
eb 2.0 ve sosyal yazılım ile yoğunla-
şan ve “bedava ekonomisi”nin çekimine
kapılan kullanıcı kitlelerinin reklamla
paraya tahvil edilmesi, yani “internet-
hediye-meta-ekonomisi”, rekabetin iş
birliğine antagonistik tecavüzünün en bariz örneğidir.
2007’den bu yana yaşadığımız sarsıntılı dönemi, “küresel
kriz” yerine “küresel paradigma dönüşümü” terimiyle oku-
mayı tercih ediyorum. Bu dönemi, Joseph Schumpeter’in
“Büyük Buhran”ın hemen akabinde inovasyon ekonomi-
sini açıklamak için kullandığı terimlerle “yaratıcı yıkım”
olarak adlandırmak da mümkün. Sistemik çöküş yapısal
dönüşüm getirecek: Yaratıcı yıkım!
1929 krizi sonrası şekillenen küresel ekonomik sistem
çöktü. 1973 kriziyle sarsılmaya başlayan, sanayi devri-
minin neo-liberal paradigmasının, emperyal ulus-devlet
kapitalizminin çöküşünü yaşıyoruz. Bunu yeni bir siste-
mik yapılanma izleyecek. İlk darbenin tetiklediği bilgi
ve iletişim teknolojilerinin (BİT) ekonomik yükselişi do-
ruğuna ulaşacak. Temel ekonomik girdinin hammadde-
den bilgiye dönüşümü süreci tamamlanacak. BİT ve ile-
ri teknolojiler ekonomik ve sosyal hayatın bütününe “gö-
mülü” hâle gelecek. Bu değişimin asli dinamiği, inovas-
yon ve “ağ etkisi”dir.
Bilgi ve ağ ekonomisinin küresel ekonominin özünü oluş-
turduğu bir dönemde teknolojik gelişmeyle büyüyen “ağ
etkisi” kapitalizmi de dönüştürüyor. Bu paradigma dö-
nüşümünün özünü, ağ yapılarıyla birbirine bağlanan de-
ğer “hub” ve düğümlerinin baskın hâle gelmesi, yani “ağ
kapitalizmi” oluşturuyor. “P2P ekonomisi”, “wikinomics”,
medya ve pazarlama sektöründeki teknolojik ve ekono-
mik dönüşümler, siyasetin giderek teknolojiye bağımlı hâle
gelmesi... Hepsi, bu dönüşümün birer sonucu!
Christian Fuchs, “İnternet ve Toplum” adlı kitabında (In-
ternet and Society: Social Theory In the Information Age,
Routledge, 2008), bu paradigmal dönüşümü açıklamak
için Marx’ın “yapısal antagonizm” kavramına başvurur:
İnternet ve toplum arasında çok boyutlu ve antagonis-
tik bir ilişki vardır. Bu yapısal antagonizm karşıtların kar-
şılıklı bağımlılığına yol açtığından, iş birliği ve rekabet ağ
kapitalizminin karşıt eğilim-
leri olarak sürekli birbirle-
rinin alanına el uzatırlar.
İş birliğine dayalı, katılım-
cı bilgi toplumu henüz ku-
rulmamıştır, ancak geliş-
me hâlindedir ve dinamik-
leri mevcut toplum mode-
liyle antagonistik ilişki için-
dedir. Hâlâ rekabetmantığı-
nın tahakkümünde olan kü-
resel ağ kapitalizmi “yaban-
cılaştırıcı” bir toplum mo-
deli içerir. Rekabet, iş birli-
ği kavramını kullanarak onu
kolonileştirir. “Katılımcı yönetim”, “ekip çalışması”, “stra-
tejik ortaklıklar”, kurumsal “sosyal sorumluluk” bu kolo-
nileştirmenin bariz örnekleridir.
Özellikle “web 2.0” ve sosyal yazılım ile yoğunlaşan, “be-
dava ekonomisi”nin çekimine kapılan kullanıcı kitlelerinin
reklamla paraya tahvil edilmesi, yani “internet-hediye-
meta-ekonomisi”, rekabetin iş birliğine antagonistik te-
cavüzünün en bariz örneğidir. “Hediye”, yani karşılıksız
sunma ilkesi kapitalizme aşkındır, ama kapitalizm altın-
da kapsanır ve sermaye birikimi için araçsallaştırılır. İn-
ternet “hediye”sinin ikili bir karakteri vardır: hem denge
kurar ve ideolojiktir, hem de dengeyi bozma eğiliminde-
dir; rekabet ve iş birliğini birlikte barındırır. İnternet-hedef
kitle-metası, bir “prosumer” (üretici-tüketici) metasıdır.
Üreticilik ve tüketiciliğin bu birlikteliği, kapitalizmi dışla-
maz, tersine rekabet ve iş birliğinin antagonistik diyalek-
tiğine gömülü hâle gelir.
Kapitalizmin üretim güçleri artık bilgi ağları üzerinde ör-
gütleniyor. Bu ağ yapılanması kapitalist üretim ilişkileri-
ne karşıt üç özellik barındırıyor. Bu özellikleri, iş birliği
ve üretim araçlarının toplumsallaşması üzerinde temel-
lenecek bir toplumun nüveleri olarak görmek mümkün:
1) Stratejik ekonomik kaynak olarak bilgi küresel olarak
üretiliyor ve ağlar üzerinde dolaşıma sokuluyor. Dolayı-
sıyla belirli mekânlarda belirli mülkiyet sahipleri tarafın-
dan denetlenmesi zor; 2) Bilgi, gayrimaddi ve kolaylıkla
kopyalanabilir bir yapıda olduğundan özel mülkiyetin te-
mellerini sarsıyor; 3) Ağların özünde bağlantı kurma is-
temi yatar. Dolayısıyla ağlar, bireysel mülkiyetin yadsın-
ması ve kapitalizmin atomlaşmasıdır.
Bilgi ağları toplu üretim ve bireysel tüketim arasında-
ki kapitalist çatışmayı daha da derinleştirecek. Üretim
ve tüketim arasında yeni bir füzyonun doğmakta oldu-
ğu öngörülebilir. Medya, pazarlama ve reklam sektörle-
rinin şimdiden etkilenmeye başladığı ise aşikâr. Yaratıcı
yıkıma hoş geldiniz!
Dr. Özgür Uçkan
İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi
özgür uçkan
Ağ etkisi
Camdankelimeler
TEKNOLOJİ
AMAZON’UN ENÇOK SATANÜRÜNÜ E-KİTAP OKUTUCULAR
Y
ayıncı lar ve
entelektüel-
ler kitap oku-
ma alışkanlı-
ğının kaybol-
duğunu iddia edip dursun-
lar, bir gün kâğıttan kitap-
ların yerini elektronik ki-
tapların alacağı kehane-
t inde bulunanlar belk i
de haklı çıkmak üzereler.
Dünyanın en büyük kita-
bevi Amazon’da bugünler-
de en çok satan ürün bir
kitap değil, Kindle adı veri-
len bir kitap okutucu cihaz.
259 dolardan kapış kapış
giden bu teknoloji harika-
sı ürün, belleğinde binler-
ce kitap tutabileceğiniz bir
elektronik kitap okutucusu.
Neredeyse bir kitap büyük-
lüğündeki bu küçük alet-
le kablosuz bağlantı yapa-
biliyor ve elektronik kitap-
çınızdan, dilediğiniz kita-
bı çok ucuza satın alıp, ça-
bucak indirebiliyorsunuz.
Sadece kitapları değil, ga-
zeteleri de günü gününe si-
ze ulaştırıyor, bloglardaki
yazıları önce size okutuyor.
Şimdilerde 9,7 inç bü-
yüklüğünde olanı da üre-
tilmiş, 489 dolardan satı-
lıyor: Kindle DX. Bir san-
timetreden bile ince bu ci-
hazların belleğinde 3500
kitap, dergi ve gazete
saklayabiliyorsu-
nuz. 4 saatte
şar j edi-
liyor,
kablosuz bağlantının açık
olup olmadığına bağlı ola-
rak 1-2 hafta dayanabiliyor.
İster yatay, ister dikey oku-
yabiliyorsunuz, döndürme-
niz yeterli. Hatta isterse-
niz sizin yerine o okuyor
kitabı, siz dinliyorsunuz.
Kitapları
satın almadan önce ilk bö-
lümünü bedava okuma ola-
nağı da sağlıyor. Görüntü
kal itesini düşünmeyin,
kâğıdı aratmayacak bir gö-
rüntüleme teknolojisi kulla-
nılıyor: Parlama, yansıtma
gibi sorunlar yok. Kindle,
Amazon’un
ürettiğ i k itap okutucu-
nun adı. Dünyanın öte-
ki en büyük kitap satıcısı
Barnes&Noble da kendi ki-
tap okutucusunu üretmiş:
Nook.Her ikisinindebirçok
özelliği aynı. Aralarındaki
farklılık daha çok, verilen
hizmette, yani kitabevin-
den temin edebileceğiniz
elektronik kitap sayısında.
Kindle ya da Nook, adı
ne olursa olsun, bu yeni
elektronik kitap ve belge
okutucularının sağladığı
kullanım kolaylıkları ve
okuma teknikleri, saymak-
la bitmez: Yazı büyüklüğü-
nü değiştirmek, metne işa-
retler ve açıklamalar ekle-
mek, hazır sözlükten yarar-
lanmak, Wikipedia’ya he-
men bağlanmak ve daha
birçok özellik.
Okumayı sevmeyen bir
toplumun, ne kolaylık sağ-
lanırsa sağlansın, bu alış-
kanlığı kazanamayacağını
düşünenler elbette olacak.
Belki de onlar haklı çıkacak
sonunda, bilinmez! Ama
artık kimse kitabın paha-
lı olduğunu söyleyemeye-
cek, zira elektronik kitap-
lar kâğıttan kitapların en
çok üçte biri fiyatına satı-
lacak. Belki korsan yayın-
cılık da sona erer, yayın-
cılık zihniyeti de de-
ğişir?
Okuyalım,
görelim!
N
etdaşHareketi,
i smini 1996
yılında Wired
dergisi editörü
Jon Katz tara-
fındanortayakonanNetizen
(ağ vatandaşı) kavramın-
dan alıyor. Sosyal medya
ortamlarından Friendfeed
üzerindeki kolektif bir ça-
lışmayla başlayan hareke-
tin amaçları, 26 Eylül 2009
tarihinde gerçekleştirilen
bir toplantıya katılanların
ortak deklarasyonuyla be-
lirlendi. Sivil toplum ör-
gütleri ve diğer bağımsız
kuruluşlardan örgütsüz ve
online/offline çalışma sis-
temiyle ayrıldığı belirtilen
hareket, oluşturulan çalış-
ma gruplarıyla faaliyetleri-
ne devam ediyor.
Hareketinhedef veamaç-
ları şöyle: “NetdaşHareketi,
internet üzerine (ve üze-
rinde) odaklı politika yü-
rütür. Düşünce, ifade ve
iletişim özgürlüğünü; bi-
reyin mahremiyet hakkı-
nı ve özel hayatın doku-
nulmazlığını; bilgiye eriş-
me hakkını; yani internet
kullanan bireylerin temel
hak ve özgürlüklerini sa-
vunur. Net yansızlığından
yanadır ve internetin top-
lum faydası için geliştiril-
mesine katkıda bulunur.”
Özgür internet
İNTERNET
NETDAŞ HAREKETİ
Devletşah’la
bizimusulmakarna
S
elva’yı rakiple-
r inden fark l ı-
laştırarak yeni
bir konuma taşı-
yan “BizimUsul
Makarna” sloganı, başa-
rıyla yürütülen bir sosyal
medya projesi sayesinde
internete taşındı. Selva,
yüzlerce tarifin hem ya-
zılı hem de video forma-
tında yer aldığı bizimusul-
makarna.comweb sitesin-
de, makarna sevenleri “bi-
zim usul makarna” yeme-
ye bekliyor. Tanınmış blog
yazarı Devletşah Özcan’ın
şefliğinde gerçekleşen ve
birbirinden ünlü konuk-
ların sohbetiyle daha da
tatlanan “bizim usul” pi-
şirme seanslarının video-
larını barındıran site, zi-
yaretçi lerine bambaşka
bir seyir keyfi veriyor. Çok
özel makarna tariflerinin
videolarla ve yazılı olarak
paylaşılmayı beklediği web
sitesinin lansman toplantı-
sı, 15 Aralık 2009’da Sakıp
SabancıMüzesi’nde gerçek-
leştirildi. Sosyal medyadan
da geniş katılımın olduğu
toplantının ardından, bir-
birinden lezizmakarna ye-
mekleri konukların damak
zevkine sunuldu.
SelvaGıdaGenelMüdürü
Mehmet Karakuş, web si-
tesinin lansman toplantı-
sında yaptığı konuşmada
şunları söyledi: “Mutfak,
bizim için, hünerimizi ser-
gileyebileceğimiz bir sah-
ne gibidir. Sofralarımızı
bilhassa özel günlerde ve
konuklu yemeklerde bam-
başka bir özenle donatırız.
İsteriz ki, pişirdiğimiz her
yemekte bizden bir iz kal-
sın; isteriz ki, kurduğumuz
her sofra neşeli sohbetlere
kucak açsın. Malzeme lis-
temiz, pişirme tarifimiz,
sofra düzenimiz, yüzler-
ce yıldır süzüp damıttığı-
mız bir sofra ve yemek kül-
türünün inceliğini, esteti-
ğini taşır ayrıntılarda. Hiç
şüphe yok ki, makarna da
hak ediyor bu inceliği, öze-
ni, estetiği!
"Makarnanın bize özgü
usulü budur işte! ‘Bizim
usul makarna’ f ikrinin
kaynağında bu çağrı var.
Biz makarnayı kendi da-
mak tadımıza uygun tarif-
lerle pişirip yemeyi öneri-
yoruz. Bizim damak tadı-
mızın ancak ‘bizim usul
makarna’da ortaya çıka-
cağını biliyoruz.”
WEB SİTESİ
WWW.BIZIMUSULMAKARNA.COM
CEP TELEFONUNUZDAN
WEB SİTESİNE
ULAŞMAK
İÇİN SOLDAKİ
RENKLİ ETİKETİ
KULLANABİLİRSİNİZ.
Aygül ve Yalçın Pembecioğlu’nun, önce ken-
di aralarında eğlenmek için kurdukları ve üye
olan herkesin reklamlar hakkında yorum ya-
pabildiği Bigumigu sitesi, geleneksel ve inte-
raktif reklam dünyasının yaratıcı insanlarını
bir araya getiriyor. Sitenin üyelerini “ördek-
ler tarafından yetiştirilen kunduzlar” şeklinde
tanımlayan Aygül ve Yalçın Pembecioğlu çifti,
amatörce çıktıkları bu eğlenceli yolda profes-
yonelleştikçe sorumluluklarının ve sitede ya-
yımladıkları yorumlara dair hassasiyetlerinin
arttığını söylüyorlar.
WWW.BIGUMIGU.COM
WEBSİTESİ
Ördekler tarafından
yetiştirilen kunduzlarınmekânı:
Bigumigu