Page 6 - gennaration5.indd

Basic HTML Version

TEMMUZ 2010
S
on yıllarda giderek daha sık karşımıza çıkan
bir terim, “inovasyon ekonomisi”. İlk bakışta,
bilginin temel iktisadi girdi haline geldiği mev-
cut küresel ekonominin bir “bilgi ekonomisine”
dönüşmesiyle ilgili görünen bir terim bu; bilgi
ekonomisinin öncü ve dinamik alanıyla, yani bilgi ve ile-
tişim teknolojileri (BİT) ve ağ temelli, sayısal ve elektro-
nik ortamlarda yürütülen mal, hizmet ve süreçlerle ilgili
“ağ ekonomisi” kavramının bir boyutunu oluşturduğu da
söylenebilir. Ama, “girişimcilik ve yaratıcılığın hızla reka-
bet avantajı sağlayan fayda ürettiği yenilik yaratma ey-
lemi” olarak tanımlanan inovasyon, bu bağıntıların öte-
sinde bir anlam ifade etmeye başlıyor. “İnovasyon eko-
nomisi”, giderek “bilgi ekonomisi” ve “ağ ekonomisi” kav-
ramlarının önüne geçiyor.
Artık rekabet avantajı yaratmak, herkesin görece eşit
erişim imkânı bulunan küresel pazarlara standart ürün-
ler sunmakla değil, yeni ürün, hizmet ve süreçleri yarat-
mak ve onları pazarlanabilir kılmakla mümkün. Süreklili-
ği bulunan, pazar yönelimli, bölgesel ve küresel bilgi sto-
kunu paylaşan ve ona katkıda bulunan bir inovasyon sü-
reci yaratılmadan, bilgi ekonomisinde verimlilik, büyü-
me ve rekabet avantajı elde edilemiyor. İnovasyon, güç-
lü bir bilim ve teknoloji temeli üzerinde, temel ve uygu-
lamalı araştırma alanlarını ilişkilendirebilme; araştırma
sonuçlarını yeni ürün, hizmet, süreç ve malzemelere dö-
nüştürebilme; bu yenilikleri hızla pazara sunabilme; böl-
gesel ve küresel araştırma ve inovasyon ağlarına bağla-
nabilme gücü anlamına geliyor.
“İnovasyon Ekonomisi”, inovasyon odaklı rekabet avan-
tajı, verimlilik artışı, üretim ilişkileri ve iş modellerinin,
inovasyon ile açılan pazarların, kısacası inovasyon değer
zincirinin büyümenin temel dinamiği haline geldiği eko-
nomik faaliyetlerin bütünü olarak tanımlanabilir. İnovas-
yon temelli bu ekonomik faaliyetler artık ekonomik bü-
yümenin asli motoru.
İnovasyon ekonomisinin itici güçleri, zenginlik yaratımının
altyapısı haline gelmiş BİT ağları; yeni değer kaynakları
olarak bilgi ve entelektüel sermaye; zenginliğin mülkiye-
tinin güçlü birey ve gruplardan dağıtık yapılara ve giri-
şimcilere geçmesi; öğrenen iletişim ağlarının düğümleri
olarak yeni eğitim modelleri ve kurumları; dikey bütün-
leşmeden yatay koordinasyona geçen ve değer inovas-
yonuna odaklanan yeni iş modelleri; bilgiyle güçlenerek
inovasyonun ortak yaratı-
cıları haline gelen müşte-
riler; marka değeri geliş-
tirme ekseninde arz zinci-
rinden talep zincirine ka-
yan değer inovasyonunun
kaldıraç etkisi ve ağ yöne-
limli yeni yönetişim yapı-
ları olarak konumlanabilir.
Ülkemizde inovasyon hala
AR-GE ve fiziksel boyutta
ürün inovasyonuyla sınırlı
bir perspektiften algılanı-
yor. Oysa entelektüel ser-
maye odaklı hizmet, süreç,
organizasyon ve iş modeli inovasyonları ürün inovasyo-
nundan çok daha büyük bir katma değer sağlıyor. Çün-
kü inovasyon değer zinciri daha çok bu tür gayrimaddi
değerler üzerinde gelişiyor.
İnovasyon ekonomisinin küresel dinamikleri şirketlerin do-
ğasını da değiştiriyor: “İnovasyon yapma itisi, hızlı bilgi
paylaşımının oyuncuları sürekli olarak yenilenme ve uyum
sağlamaya ittiği bugünün “inovasyon ekonomisi”nde çok
daha önemli hale gelmiştir. Bunun sonucu; ürün, hizmet,
süreç, iş modelleri ve yönetim yaklaşımlarında sürekli
inovasyonla kurulan endüstri değer zincirleridir. İnovas-
yon değer zinciri -bunu bir değer ağı, [kapsamı] artırıl-
mış şirket, bir iş ekosistemi veya bir değer konstelasyo-
nu olarak da adlandırabiliriz- firmaların bütünleşik, ken-
dine yeten iş yapma yaklaşımlarına meydan okumakta-
dır. En etkili değer elde etme mekanizmaları bugün fir-
maların sınırları dışında işlemektedir. Aynı zamanda, bir
firmanın yarattığı değer tüm iş ekosistemi için hayati
önem taşıyabilmektedir. Enformasyon erişilebilirliği fir-
maların doğasını da dönüştürmüştür. Firmalar, kendine
yeten değer yaratma ve elde etme aygıtlarından, üyeleri
sürekli olarak değer yaratımı ve değer elde etme hakları
için birbirleriyle anlaşma sorumluluğu taşıyan, bir top-
luluğun karşılıklı bağımlı parçalarına dönüşmüştür. Bil-
gilerini dış dünyaya kapayan şirketler, kendilerini dış ino-
vasyon kaynaklarına da kapatmaktadır. Başarılı şirket-
ler, enformasyonu değer yaratan bilgiye dönüştürebilen
ve bu bilgiyi inovasyon yapmak ve fazladan kar elde et-
mek için saldırganca kullanan şirketlerdir. “ (Thomas Da-
venport et al, Strategic Management in the Innovation
Economy: Strategy Approaches and Tools for Dynamic
Innovation Capabilities, Publicis & Wiley, 2006, sf. 17).
Bu sınırları geçirgenleşmiş, dışa açık şirket yapıları, “açık
şirket” veya “şirket 2.0” olarak adlandırılıyor ve giderek
güçlenen bir trend olan “açık inovasyon”un en etkin ak-
törleri haline geliyor.
Yani inovasyon yapmak ve değer yaratmak için önce ken-
dinizi inove etmeniz gerekiyor...
Dr. Özgür Uçkan
İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi
özgür uçkan
İnovasyon ekonomisi
“Bazıhaklarısaklıdır”
İNTERNET
CREATIVE COMMONS’I BİLENBİLİYORAMATÜRKİYE’DE HENÜZ GEÇERLİLİĞİ YOK
T
üm dünyadan
dijital işler pay-
laşan bir blog
Digitalbuzz.
2008’den be-
ri alanında öneml i kay-
nak l ardan bi r i ha l i ne
gelmiş bulunan blogun
farkl ı ülkelerden içerik
sağlayanları var. Bunlar,
Avustralya’dan A. Hepburn
ve Casey Glass, A.B.D.’den
Pet er Yesaw ich Jr. ve
Hollanda’dan Fethi Uluak.
AG, AR, ARG, Branding
&Design, GuerillaMarket-
ing, Mobi le Market ing,
Online Advertising &Mar-
keting ve Viral Ads gibi ka-
tegoriler altında paylaşılmış
yüzlerce örnek mevcut.
Bunlar haricinde özellik-
le sosyal medya, UGC ve
SEO içerikli girişleriyle de
dikkati çeken blog, sektö-
rel araştırma ve istatistik-
lere de ev sahipliği yapıyor.
Digitalbuzz
WEB SİTESİ
DIGITALBUZZBLOG.COM
İ
nternette ve dah ön-
ce başka mecralarda
sıkça karşılaştığımız
bi r i fadedi r, “Tüm
hakları saklıdır.” Yak-
laşık on yıldır buna benze-
yen ama ilk önceleri şaka
gibi algılanmış bir ifade-
ye daha rastlamaya baş-
ladı internet kullanıcıla-
rı: “Bazı hakları saklıdır.”
Bir eserin “bazı” hakla-
rının saklı olması ne de-
mek? İşte bu soru, Creative
Commons organizasyonu-
nun birbirinden farklı li-
sans sözleşmelerinde bu-
luyor cevabını. “Bazı hak-
ların” saklı olması, sözleş-
melerde belirtilen diğer
koşulların da sağlanmış
olması şartıyla, esere ve
eser sahibine yükleneme-
yecek kötüye kullanımlar
ve ticari kullanımlar ha-
ricindeki, gerek bireysel,
gerekse kurumsal kulla-
nımların ve paylaşmala-
rın özgürce yapılabilece-
ği, karşılığında eser sahi-
bince herhangi bir bedel
talep edi lmeyeceğ i an-
lamını taşıyor. Creative
Commons , zaten tel i f
ücretlendirmesiyle değil,
eserin kime ait olduğuyla
ve eser sahibinin eserinin
hangi koşullar çerçevesin-
de kullanılabileceğine da-
ir tercihleriyle ilgileniyor;
özgür paylaşımın sınırları-
nı açıkça belirterek eser-
lerin dünya çapında pay-
laşıma açılabilmesi için
herkesçe benimsenmesi-
ne çalışılan güvenli ve ya-
sal bir zemin oluşturuyor.
Vi k ipedi’de Creat ive
Commons, şöyle tanımla-
nıyor: “Creative Commons
(kısacaCC), kâr amacı güt-
meyen, telif hakları ala-
nında esneklik ve paylaşı-
mı yaygınlaştırmak ama-
cıyla kurulmuş bir düşün-
ce hareketi ve organizas-
yonudur.”
CC, 2001 yılında Center
for the Public Domain ku-
ruluşunun desteğiyle baş-
layan ve aralarında fikri
mülkiyet konusunda uz-
manlar, hukukçular ve sa-
natçıların da bulunduğu
bir grup tarafından kurul-
muş. Başlıca amacı sanat-
çılara ve genel olarak tüm
eser sahiplerine, yasaların
kendilerine tanıdığı kimi
hakları kamuyla paylaşa-
bilmelerine olanak sağla-
yan, özel olarak hazırlan-
mış telif lisansı sözleşme-
leri önermek.
Creative Commons ta-
rafından hazırlanarak üye
ülkelerdeki temsilci kuru-
luşlarca ilgili hukuka gö-
re uyarlanan bu sözleşme-
lerin, özellikle dijital plat-
formda eserlerin izinsiz
kopyalanması konusun-
da yaşanan hukuki kaosa
değişik bir bakış açısıyla
yaklaştığı söyleniyor.
Vikipedi’deki ilgili mad-
denin devamı şöyle: “Sa-
hibi tarafından Creative
Commons Lisans Sözleş-
mesi altında kamuya açılan
eserler, ticaret dışı amaç-
lar için kullanımı destek-
leyerek internet’in alışve-
riş kanalı yerine, gerçek
bir bilgiye erişim platfor-
mu haline gelebilmesi yö-
nünde tamamen bağımsız
ve gönüllü katkı anlamına
gelmektedir. (...) Creative
Commons, gelişmiş batı
ülkelerinin yanı sıra Ür-
dün, Meksika ve İsrail’in
de aralarında bulunduğu
kırka yakın ülkede faali-
yettedir. Türkiye’de hazır-
lık aşamaları Bilgi Üni-
versitesi bünyesinde de-
vam etmektedir.”
Ülkemizde şimdiye de-
ğin Türkçeleştirme çalış-
maları haricinde bu konu-
da bir ilerleme sağlanabil-
miş değil. CC’nin ülkemiz-
de de geçerli olabilmesi
için hazırlanmış hukuki
bir altyapı veya ilgili ya-
salarla bir eşgüdüm bu-
lunmuyor. Diğer ülkeler-
de, sistemi benimseyen ve
kullanan sanatçılarla bir-
likte renkli kampanyalar
ve eğlenceler düzenleniyor,
sanatçı ve eser sahiplerin-
den ilgi büyük ve sadece
internetle sınırlı olmadı-
ğı gözlemleniyor.
Konu hakk ında bi lg i-
sine başvurduğumuz uz-
manlardan Erdem Dilbaz
şunları söylüyor: “Mesela
müzisyensin diyelim, al-
bümünü CC lisanslarıyla
l isanslamak istiyorsun.
Bir kere hiçbir prodüktör
bu lisansları tercih etmez.
Çünkü müzik sektörünün
geleneksel yapısı sınırsız
dağıtım, basım ve çoğal-
tım haklarını elinde bu-
lundurmadan iş yapmak
istemez. Bir de sen CC li-
sansını yazdın ya da ken-
di iradenle dedin ki ‘5 yıl
sonra bu parçaların telifi
kalkacak, isteyen istedi-
ğini yapsın.’ O zaman da
olmuyor, çünkü 5846'da-
ki maddelere ters düşüyor,
aslen sanatçının talebini
karşılamıyor. Zaten o yasa
da sanatçıyı kısmen, pro-
düktörü resmen koruyor.”
Ülkemizde uzmanlar ve
bazı ‘blogger’larla, özellik-
le “açık kaynak” savunu-
cuları haricinde CC’yi bi-
len az. Konuyu bilenlerin
dahi lisans açıklamaları-
nın anlamları söz konusu
olduğunda, zaman zaman
kafa karışıklığına uğradık-
ları bir gerçek. Bu lisans
sisteminde lisans koşul-
ları, bunları tanımlayan
başlıkların baş harfleri ve
bazı simgeler kullanılarak
tarif ediliyor. “Eser sahibi”
(by), “ticari kullanılmaz”
(Non-commercial), “türe-
vi olmaz” (Non-derivative)
başlıklarını temsil eden
harfler bunlardan bazıla-
rı. Bu harf kısaltmalarının
haricinde başka simgeler
de mevcut ve tüm bunla-
rın kullanılması sayesinde,
eserin telif hakları bilgi-
si bir bakışta verilebiliyor.
Türkiye’deki Creative
Commons sözleşme ve
uygulamalarının sadece
yabancı ülkelerdeki kul-
lanıcılarla, konuyu bilen
ve destek verenler nez-
dinde dikkate alınan ve
aykırı kullanımlara karşı
sadece bu kesim üzerin-
de caydırıcılığı bulunan
birer gönül lü duyarl ı l ık
örneği olduklarını söyle-
mek mümkün.
Hang i Creative Com-
mons işaretinin hangi an-
lama geldiğiyle ilgili daha
ayrıntılı bilgi ve diğer bağ-
lantılara web sitemizden
erişebilirsiniz.