Page 1 - gennaration7.indd

Basic HTML Version

s ö y l e ş i 4. s a y f a d a
>
Y a z ı s ı 6. s a y f a d a
>
K
endini “marka
danışmanı”ndan
çok “seyyar stra-
tejist” olarak ta-
n ı m l a y a n v e
1990 yılından beri aktif
olarak içinde bulunduğu
pazarlama ve reklamcılık
sektöründe 50'nin üzerin-
de yerli ve yabancı marka-
nın doğmasına destek ve-
ren Erol Batislam, bu ayki
söyleşi bölümümüzün ko-
nuğu oldu.
“Baştan söyleyeyim, ben
bu konumlandırma lafını
oldum olası sevemedim.
Konuşlandırma, bir yere
yerleştirme gibi tek taraf-
lı bir tasarruf olarak algı-
ladığımdan, belki de yeni
çağın iletişim tarzı için de-
mode bulduğumdan.
Çünkü günün ve gele-
ceğin iletişimi birbirine
geçişl i, “Sana konuşu-
yorum, cevap istiyorum
hemşerim.” “Anlat derdi-
ni, gücüm yeterse çöze-
yim.” “Hadi, birlikte eğ-
lenelim.”, “Bak ne güzel
tasarım değil mi?” ya da
“Eski günler ne şahaney-
di.” tarzı bir iletişim.”
alışverişolimpiyatları
başlıyor
2
ARALIK
2010
genna mcg’nin
aylık yayınıdır
12
dijital yenilikler
eurobest’te
görücüye çıktı
6
Bu yıl 8. düzenlenen
Marketing Forum,
dünyaca ünlü
pazarlama
profesyonellerini
İstanbul’da
ağırladı.
Başakşehir’de inşa edilen
Türkiye’nin ilk “Bölgesel
AVM”si Olimpa, 11-18
Aralık haftasında çeşitli
etkinlikler ile kapılarını
açıyor.
marketıng forum
3
Türkiye’nin en sevilen
seslerinden ünlü tiyatro
sanatçısı ve edebiyat
eserleri yorumcusu Sacit
Onan’ı geçtiğimiz ay
kaybettik.
Hamburg’ta 23.’üncüsü düzenlenen
Eurobest Reklamcılık Festivali’nde
kısa listeye kalan işler kadar yeni
teknolojiler de büyük ilgi gördü.
reklamlar
sesini kaybetti
5
Telgrafın telleri
Sinirler çoğu zaman haklı olarak telgraf telleriyle karşılaştırıl-
mışlardır. Bu tür bir tel, kimi zaman güçlü, kimi zaman daha za-
yıf ya da bazen ters yönde olmakla beraber niteliksel açıdan baş-
ka farklılıklar taşımayan aynı türdeki elektrik akımını aktarır. An-
cak bu tele ait uçların bağlandığı farklı farklı aygıtlara göre telgraf
mesajları gönderebilir, zil çalabilir, maden ocaklarını patlata-
bilir, demiri mıknatıslaştırabilir, ışık üretebiliriz, vb. Benzer du-
rum sinirler için de söz konusudur. Sinirlerde oluşturulan ve si-
nirler tarafından iletilen uyarı durumu her yerde... hep aynıdır.
H E R M A N N V. H E L M H O LT Z
ON THE SENSAT I ONS OF TONE
İ
s t anbu l ’da a ra l ı k
ayında tatl ı baharı
yaşıyorken; sıcaklı-
ğın sıf ırın altında-
seyrettiği bir öğlen
vakti vardık Hamburg’a.
Daha önce Stockholm ve
Amsterdam’da gerçek-
leşen fest ival, bu sene
6-8 aral ık tar ihler inde
Almanya’nın Hamburg
kentinde düzenlendi.
Biz Genna MCG dele-
gasyonu olarak şanslıydık,
Eurobest’e ev sahipliği ya-
pan Handelskammer, ote-
limize sadece 200 metre
mesafedeydi. Eurobest
etk inl ik ler i akşamüze-
r i başlayacağ ı için, i lk
günümüzü kent i yaşa-
yarak geçirdik. Kent tu-
rumuzu tamamladıktan
sonra festivale ilk girişi-
mizi yaptık, “Hoş geldi-
niz” kokteyline katıldık.
Kısa l isteye kalan tüm
eserler ana salonda ser-
gileniyordu. Hepsini tek
tek inceledik. Bu arada,
et ra f ta tanıdı k var mı
diye bakmadan edeme-
di k. Bi lg i Ünivers ites i
Öğretim Görevlisi, Mar-
ka Yönetimi Danışmanı
ve Mi l l iyet Gazetesi ya-
zar ı Fatoş Karahasan’a
rast l ad ı k. Kokteyl bo-
yunca kendisiyle sohbet
ett ik, fest iva le kat ı lan
eserleri değerlendirdik.
Karahasan’la sohbetimiz,
kendisiyle yediğimiz ye-
mekte de devam etti.
Eurobest programının
ilk gününde ise kimi en-
teresan ve eğlenceli ama
içi çok dolu olmayan; ki-
mi içi dolu ama sıkıcı; ki-
mi yararlı ve keyifli semi-
nerler izledik. Ancak, or-
ganizasyon teknik yönden
bizi hayal kırıklığına uğ-
rattı diyebiliriz.
Öncelikle, kablosuz in-
ternet bağlantısı bir tür-
lü kurulamadı ve katılım-
cılar internete bağlana-
madı. Görevliler devam-
lı özür diledi ama nafile.
Herhalde sadece Alman-
lar –o da yur t içinden
cep operatörleri vasıta-
sıyla– internete girebi l-
di. Hem de her konuşma-
cının mutlaka interaktif-
liğe, sosyal medyaya, in-
ternete gönderme yaptı-
ğı bir reklamcı l ık festi-
valinde!..
İnternete giremediği-
miz için en çok hayıflan-
dığımız kısım, BETC Eu-
ro RSCG’nin kreatif baş-
kanı Stéphane Xiberras’ın
The Quest For The Idea
başlıklı sunumu oldu.
BİZDEN
YEDİ KİŞİLİKGENNADELEGASYONU23. EUROBEST’TEYDİ
n i h a n ş a h i n
7
s e d e f t e n i m
8
a l i r i z a e s i n
7
ö z g ü r u ç k a n
6
a l i h a y d a r a r k
5
b a ş a r k u r t
4
c a n a n ö z s o y
3
a . s e l i m t u n c e r
2
EROL BATİSLAM
SÖYLEŞİ
Taşyerinde
ağırdır
D e v am ı 7. s a y f a d a
>
M
a r k a
konuml and ı rma ,
t ük e t i c i n i n
z i hn i nd e n
y e r
k a pma
ç abas ı d ı r .
En f ormas yon bomba rd ı man ı a l t ı nda
i şga l e d i lm i ş o l an t ük e t i c i n i n z i hn i nd e bunu
y a pma k i ç i n çok u f a k b i r a l an k a l d ı . D i ğ e r b i r
s e ç e n e k i s e ma r k a konuml and ı rman ı z ı y a pma k i ç i n
t ük e t i c i n i n z i hn i nd e k i do l u y e r l e rd e n b i r i n i i şga l
e tme k . ama bunu y a pma k çok zor v e z ahme t l i b i r sür e ç .
K
onuml and ı rma
k a v r am ı n ı
r e k l amc ı l a r
z a t e n
u z un z amand ı r ku l l an ı y or l a r d ı . Konuml and ı rma
k a v r am ı n ı n s ah i b i J a c k T rou t ’ un “ Konuml and ı rma ”
k i t a b ı n d a n i k i y ı l s o n r a , 1 9 8 3 ’ t e b a s ı l a n “ O g ı l v y o n
A d v e r t ı s ı n g ” i ç e r i s i n d e D a v i d O g ı l v y ’ n i n s ö y l e d i ğ i b i r ş e y
v a r : “ D o v e ’ u e r k e k l e r i ç i n b i r t e m i z l e y i c i s a b u n o l a r a k d a
k o n u m l a n d ı r a b i l i r d i m , a m a k u r u c i l d i o l a n k a d ı n l a r i ç i n
b i r g ü z e l l i k s a b u n u o l a r a k k o n u m l a n d ı r m a y ı s e ç t i m . ”
D
escar tes, z i-
hin ve bede-
ni birbirinden
ayırarak Batı
aydınlanma-
sının rotasını çizdiğ in-
den beri dört yüzyıldan
fazla zaman geçti. Ak ı l
bedenden koparıldı. Be-
den bizi hayvanlara bağ-
layan, akıl ise bizi tanrı-
sallığa yaklaştıran iki bi-
leşenimiz olarak görülme-
ye başlandı. Akıl, mantık,
düşünce ve her davranı-
şın asl ında bi l imsel bir
nedeni olduğu öngörüsü
i le yüzyı llarca çal ışma-
lar yaptık. Düşündük, de-
neyler yaptık, pek çok şe-
yi açıklamak için olum-
lanabi l ir tezler ürettik.
Tez ler çürüttük. Ant i-
tezler ürettik. Fakat, ne
yaparsak yapal ım, bazı
şeyleri neden yaptığımı-
zı, bazı hisleri neden ya-
şadığımızı ve anılarımı-
zın bazı irrasyonel dav-
ranışlara neden yol açtı-
ğını bir türlü çözemedik.
B i l i m s e l c i l i k , 2 0 .
yüzyılda dünyamızı dön-
düren en önemli olgu ha-
line geldi. Bilimselcilikle
açıklayamadıklarımızı bi-
lim ile duygular arasında
köprü görevi yapan psi-
kolojinin rahat kanepe-
sine yatırdık. Kanepeye
yat ıp gözler imizi kapa-
dık ve bu açık lanama-
yanları mantığa bürüye-
cek nedenler, tetikleyici-
ler aradık. Freud’un an-
nesi yan odadan seslen-
di: “Sinirseldir evladım,
sinirsel!”
Sinirsel, her şey sinir-
sel. Dünyayı algılamamızı
sağlayan şeyler, tam da o
sinirler işte. Ve 21. yüzyı-
la girerken aslında “mut-
lak” diye bir şey olmadı-
ğını ve her şeyin “görece-
li” olduğunu kabul etmek
zorunda ka ld ı k . A l g ı -
lar, duygular, anılar, an-
lamlandırma dinamikle-
ri ve —bugüne kadar göz
ardı edilen— zihni oluş-
turan bütün etmenler
tekrar bir araya geldiler.
Buraya gelene kadar her
şeyin merkezi olan zih-
nimize dünyanın bütün
bilgilerini sığdırmaya ça-
lıştık. Ama sonunda fark
ettik ki, zihnimizin sığa-
sı kısıtlı.
D
ünyanın günde-
mini değiştiren
Wikileaks, çeşit-
li kurum ve dev-
letlerin baskısıy-
la karşı karşıya ama site-
nin muhtaç olduğu des-
tek, doğduğu topraklar-
dan geliyor!..
28 Kasım2010 Pazar ge-
cesi başlayan Wikileaks
fırtınası, sitenin sözcüsü
Julian Assange’ın tutuk-
lanmasıyla yeni bir döne-
mece girdi. ABD Dışişleri
Bakanlığı’nın dünyanın
dört bir yanındaki görev-
lilerine ait 250 bini aşkın
iç yazışmayı parça parça
yayınlamaya başlayan si-
te, küresel iktidar odak-
larının siyasi, hukuki ve
ticari baskıları altında yayı-
nını sürdürmeye çabalıyor.
Gelişmelerin seyri ise
herkesin kafasını karış-
tırdı. Türkiye ve dünya
kamuoyunda “bunun yi-
ne ABD’nin bi r oyunu
çıkacağına” i l işkin yay-
gın bir inanış var. Çok-
ça tartışılan bir husus da,
Wikileaks’in geçenAğustos
ayında ABD’ninAfganistan
ve Irak’ta yaptığı rezillik-
lere ilişkin çok daha ağır
belgeler açıklamasına kar-
şın konunun bir süre son-
ra ‘ustalıkla’ gündemden
düşürülmesi ve sonuçta
hiçbir şeyin değişmemesi.
C
esuryeni
me
d
ya
YORUM
WIKILEAKS FIRTINASI
GennaHamburg’ta
Y a z ı s ı 8. s a y f a d a
>
Konumlandırma