Page 1 - gennaration7.indd

Basic HTML Version

T
ürkiye’de tüke-
t ici internet-
ten al ışverişe
hâlâ kuşkuyla
bakıyor. Mas-
terindex 2010 rakamla-
rına göre yüzde 76’ımız
internetten hiç alışveriş
yapmamış.
Türk halkının kart kulla-
nım, tasarruf ve harcama
eğilimlerini ölçümlemek
amacıyla kentsel nüfusu
temsil eden 11 il merke-
zinde MasterCard tarafın-
dan yaptırılanMasterIndex
araştırmasına göre, Türk
halkının internet üzerin-
den alışveriş yapma oranı
ortalama ayda bir
Bu rakamkadınlarda 0.5
iken, erkeklerde 1.4. İn-
ternet üzerinden en fazla
alışveriş yapan kesim or-
ta ve düşük gelir grupları
ile (ayda ortalama 2.2 ke-
re), 15 – 19 yaş (ayda orta-
lama 4.2 kere) ve 20 – 24
yaş grubu (ayda ortalama
2.3 kere).
y a z ı s ı 6. s a y f a d a
>
D e v am ı 7. s a y f a d a
>
aşk
tesadüfleri
sever
rd’ye
yeni başkan
yeni pazarlama
çağındadeneyimin
rolü
2
8
İki insanın
hayatlarındaki
kesişmelerin aşka
dönüşmesini konu alan
“Aşk Tesadüfleri Sever”,
AnadoluJet’in katkılarıyla
4 Şubat’ta vizyona girdi.
Reklamcılar Derneği,
31 Ocak’ta yapılan genel
kurulla yeni başkanını
belirledi. İki yıldır
derneğin başkanlığını
yürüten Yiğit Şardan,
görevi Aytül Özkan’a
devretti.
4
Sosyal ağların gücü,
Mısır'da doruk noktasına
ulaşan toplumsal
hareketlenmeyle
küresel anlamda
dönülemez bir değişim
sürecinde olduğumuzu
gösterdi.
Markaların tüketiciyle doğrudan
iletişime geçtikleri noktalar, etkinlik
pazarlama unsurları, yeni teknolojik
imkânlar aracılığıyla samimiyet ve
şeffaflık temelli sosyal ağlar ve mobil
pazarlama unsurları, bugün önemli
birer deneyimsel pazarlama aracı.
internet: iletişimin
devrimsel gücü
6
y a z ı s ı 3. s a y f a d a
>
Sö y l e ş i 4. s a y f a d a
>
“D
eneyim ta-
sarımı, ar-
t ık herke-
sin di l ine
düşmüş bir
terim haline geldi. Bence
dili kullanırken kelimele-
ri daha net seçmeliyiz. Fa-
cebook ve Twitter, iletişim
şeklimizi ‘haiku’ kısalığın-
da cümlelere doğru değiş-
tiriyorsa her bir kelimemi-
zi çok dikkatli seçme ge-
reksinimi, daha kritik bir
hâl almış demektir.
Aslında, hayatta yaşa-
dığımız her an bir “dene-
yim” olduğu için, deneyim
terimi bir anlam ifade et-
miyor. Öte yandan dene-
yim tasarımı, bana göre,
bir deneyimin dikkat çe-
kici ve amaçlı koreogra-
fisidir. Bir başka deyişle,
zaman ve mekan içinde
bir anı, konu olan deneyi-
mi stratejik, kavramsal ve
mimari olarak—duyusal,
anlatısal, duygusal ve en-
telektüel kaygıları da göz
önünde bulundurarak—bir
zanaatkar inceliğiyle inşa
etmektir.
Fakat, dahası var: De-
neyim, veriyi içselleştir-
mektir. Her an bedenleri-
miz ve zihinlerimiz, veri-
leri alıp işleyerek deneyim
haline getiriyor.
Deneyimin ilginç hâle
geldiği nokta, veriyle etki-
leşimimizde net ve inkar
edilemez bir değişim göz-
lemlemeye başladığımız-
da ortaya çıkıyor. Bugün
artık, verinin her zaman,
her yerde, gerçek zaman-
lı olarak ulaşılabilir olma-
sını bekliyoruz. Aslına ba-
karsanız, dünya üzerinde-
ki verinin çoğu, akıllı mo-
bil telefonlar sayesinde ce-
bimizde duruyor.”
u ğ u r ö z m e n
7
ö z g ü r u ç k a n
6
n i h a n ş a h i n
5
a y g ü n i s l a m z a d e
4
f a t o ş k a r a h a s a n
3
a . s e l i m t u n c e r
2
Deneyimin
koreografisi
İnternetten
alışverişe
alışamadık
ARAŞTIRMA
MASTERINDEKS2010
Deneyimve tavır
Bir şeyi deneyimleyen kişi, yaşadığı deneyimi kesin bir şey olarak
deneyimleyemez. Yaşanılan bir deneyim belirli bir anlama, nesneye,
ilişki durumuna yönelim gösterir; fakat bizzat kendisine yönlendi-
rilmez. Bu deneyim, kişinin ruhunun mevcut varlığının kesinliği ve
bütünlüğü üzerine yönlendirilmez. Ben kendi korkularımın nesne-
sini korkunç bir şekilde, sevgimin nesnesini sevgi dolu bir şekilde,
acılarımın nesnesini de acı dolu bir şekilde deneyimlerim (…), ama
kendi korkumu, sevgimi, acımı deneyimlemem. Benim yaşadığım bu
deneyim, kendi bütünlüğüm içinde bir nesne ile ilişkilendirerek be-
nimsediğim bir aksiyolojik yaklaşım veya tavırdır. Bu şartlar altında
sergilediğim kendi “duruş”um benim elimde olan bir şey değildir.
M I K H A I L BA K H T I N
SANAT VE SORUMLULUK
SALVADOR DALI, “METAMORPHOSIS OF NARCISSUS” 1937 (DETAY)
TALI KRAKOWSKY
SÖYLEŞİ
ARAŞTIRMA
GENÇLERİN EĞİLİMLERİ
b a ş a r k u r t
8
a l i h a y d a r a r k
5
Y
outh Republic
bünyesindeki,
üniversiteli
öğrenci ağla-
r ından orta-
kantin.com’da yapılan an-
ket, gençlerin “Sevgililer
Günü” hakkındaki izle-
nim ve davranışlarını or-
taya koydu. Ankete göre
15-25 yaş arası gençlerin
yüzde 80’i sevgilisi oldu-
ğu zamanlarda Sevgililer
Günü’nü kutluyor, genç-
lerin yüzde 70’i Sevgililer
Günü’nü kutlamayı sevi-
yor. Sevgililer Günü’nü ne-
den kutladıkları sorusuna
ise gençlerin yüzde 54,3’ü
sevdiğim için, yüzde 17,4’ü
sevgilim istediği için der-
ken yüzde 3’ü de arkadaş-
larım kutladığı için ceva-
bını verdi.
540 kişiyle yapılan an-
kete katılanların yarısını
kadınlar, yarısını erkek-
ler oluşturuyor.
Sevgililer
Günü’nü
seviyoruz
Deneyim
tasarımı
D
eneyim tasa-
rımı, son yıl-
larda yeni bir
d i s ipl in ola-
rak gelişmeye
ve de yoğun kabul ve ta-
lep görmeye başlamış bir
alan. Deneyim tasarımı
dediğimiz şey, aslında in-
sanın varoluşuyla yaşıt bir
disiplin olarak görülebilir.
Okuduğunuz bir roman, iz-
lediğiniz bir film, dinledi-
ğiniz bir şarkıdan tutun da
gün içinde gidip kuyruk-
ta beklediğiniz banka şu-
besi, süpermarkette alış-
veriş yapmak, AVM dolaş-
mak, otobüsle veya uçakla
seyahat etmeye kadar he-
men her şey deneyim ta-
sarımının alanına giriyor.
Bu verdiğimiz örnekler-
de dikkat çeken en önem-
li farklılık, bu deneyim-
lerden bazılarının tasar-
lanmış olması, diğerleri-
nin ise çoğunlukla sade-
ce sonuç odaklı olmaların-
dan ötürü, deneyimleme
süreçlerinin bir tasarım
ürünü olmamasından ileri
geliyor. Yani, bankada sıra
beklerken çektiğiniz çile,
içinde bulunduğunuz or-
tamdan nefret etmenize
neden olsa da yapmak zo-
runda olduğunuz işlemler
nedeniyle orayı terk etmez-
siniz. Başka bir örnek ise
seyahat edeceğiniz hava-
yolu firmasını uçakta ya-
şayacağınız deneyime gö-
re seçmenizdir. Bu kararı
verirken bir firmanın size
yaşatacağı deneyim, biri-
nin diğerinden daha ucuz
bilet sağlamasını (yani, fi-
yat rekabetini) göz ardı et-
menizi sağlayabilir.
Bu yüzden artık vizyo-
ner markalar, tüketicileri
ve müşterileri ile temas et-
tikleri her noktada onlara
daha iyi bir “marka deneyi-
mi” yaşatmak için çok çalı-
şıyorlar. Bunun sonucunda
örneğin bir banka, şube-
lerine gelen müşterileri-
ne daha az sıkı lacakla-
rı ve beklerken markala-
rından nefret etmelerini
engelleyecek deneyimler
tasarlayabiliyor. Deneyim
tasarımı yalnızca fiziksel
alanda gerçekleşen bir şey
değil; yukarıda belirttiği-
miz üzere, müşteri ile te-
mas edilen her noktada, o
noktada yaşanan etkileşi-
min özellikleri göz önün-
de bulundurularak oluş-
turulan bir süreç. Bu de-
mek oluyor ki, deneyim ta-
sarımı çevrimiçi, çevrim-
dışı veya fiziksel olabilir.
Deneyim tasarımında
fiziksel ortama verilebile-
cek en güzel örneklerden
birisi müzeciliktir. Bir ör-
nek, Washington D.C.’deki
Soykırım Müzesi olabilir.
Bu müze, ziyaretçilerin II.
Dünya Savaşı’nda soykırı-
ma maruz kalmış Yahudi-
lerin çektikleri eziyeti daha
iyi anlaması için tasarlan-
mış. Geziye üçüncü kat-
tan başlıyorsunuz ve tu-
runuzu zemin katta biti-
rerek o duygulanım bit-
meden tekrar gerçek ya-
şama salınıyorsunuz.
ŞUBAT
2011
genna mcg’nin
aylık yayınıdır
14