Page 6 - gennaration17.indd

Basic HTML Version

TEMMUZ 2011
B
iliyorsunuz: Bilgi Teknolojileri Kurumu (BTK),
22 Şubat’ta aldığı ve “güvenli internet” adı
altında internet sansürünü, denetimini ve
gözetimini genelleştirecek zorunlu merkezi
filtre uygulamasını 22 Ağustos’ta yürürlü-
ğe sokmayı planlıyor. Konuya yine bu köşede “Turkey
Wide Web” başlıklı yazımda değinmiştim (S:17, Mayıs
2011). Bu uygulama, devlet eliyle hazırlanan ve şeffaf
olmayan kara listelerle keyfi sansürü genelleştirecek.
Buradaki önemli bir ayrıntı da, hepimizin zorunlu bir
biçimde tek bir arayüzden geçmemiz ve bunun arka-
sında hepimizin kullanım tercihlerini fişleyecek merkezi
bir denetim ve gözetim sisteminin çalışacak olması.
Bu sistem, bir taraftan tüm internet kullanıcılarını
fişleyebilecek; diğer taraftan DNS, Proxy gibi internet
erişimi için vazgeçilmez teknolojileri engelleyebilecek.
“Deep Packet Inspection” (DPI) adı verilen bu sistem,
Mısır’ın ABD-İsrail şirketlerinin yardımlarıyla interneti
kesmek için Suriye, Libya, Çin gibi ülkelerin muhaliflerini
internette izleyip yakalamak için kullandığı teknoloji
aynı zamanda. DPI’a karşı ağır mahremiyet ihlallerinden
dolayı uluslararası ölçekte bir tepki oluşmuş durumda.
Avrupa Parlamentosu bu konuda bir soruşturma açtı
ve DPI’ın yasa dışı ilan edilmesi gündemde.
BTK’nın bu kararı, bilindiği gibi ülkede yoğun tepki
uyandırdı. 15 Mayıs’ta 60.000’i aşkın kişi yürüdü ve bu,
internetin tarihine en kitlesel sokak eylemi olarak geçti.
Bianet, kararın iptali için Danıştay’a başvurdu. Ulusal
ve uluslararası medya, bu uygulamanın eleştirileriyle
doldu taştı. Türk-İş ve DİSK’e bağlı sendikalar da bir
basın duyurusu yayımlayarak gerek bu uygulamayı
gerekse Türkiye’deki ağır internet sansürünü protesto
etti. Tepkiler ve seçim atmosferinin de etkisiyle BTK,
sivil toplum temsilcileriyle bir toplantı düzenledi.
Toplantıdan, oy birliğiyle kararın acilen iptali önerisi
çıktı; ama henüz yetkililerden bir ses duyamadık. Yani,
şimdilik kararı uygulamaya niyetliler diye düşünebiliriz.
BTK, bu kararı öncelikle çocuk ve aile konusundaki
hassasiyetlerimizi istismar ederek savunmaya çalışı-
yor. Yönetmelik ilk bakışta “çocuk ve aileyi korumak”
amacına yönelik görünüyor. Ama, belge incelendiğinde
amaçlananın bundan çok
daha fazlası olduğu görülü-
yor. Gerçi, devlet hepimize
çocuk muamelesi yapmaya
alıştığından, internet san-
sürünü yaygınlaştırmaya ve
ona hukuksuz bir meşruiyet
kazandırmaya yönelik bu
çaba da “Devlet Baba”nın
biz “çocuklarını” gerçek-
likten koruma misyonu
içerisinde değerlendirile-
bilir. (“‘Güvenli internet’,
sansürlü internet midir?”,
http://www.bthaber.com.
tr/?p=11884). Bu tür baskıcı düzenlemelerin çocukları
öne sürerek meşrulaştırılmaya çalışılması bildik bir
yöntem. Aynı şeyi 2007’de 5651 sayılı internet sansür
yasası çıkarılmadan düzenlenen ve bir anda Türkiye’yi
çocuk pornosu cenneti ilan ediveren dezenformasyon
kampanyasında da görmüştük. O dönemde tutuklanan
çok sayıda kişi serbest bırakıldı; çünkü aslında ele
geçirilen malzemenin çocuk pornografisi ile alakası
yoktu. Çocuk pornosu ciddi bir suç ve ona rastlamak
öyle pek de kolay değil.
BTK ikinci savunma refleksini, Avrupa başta olmak
üzere birçok demokratik ülkenin yıllardır filtre uygula-
dığı gerçeğine dayandırıyordu; ama önemli bir ayrıntıyı
atlayarak: Bu ülkelerde filtreler devlet eliyle merkezi
bir biçimde dayatılmıyor. Devlet, filtrelerin içeriğine
karışmıyor. ISS'ler çeşitli akıllı filtreleri kullanıcılarına
sunuyorlar ve bu filtre içerikleri sivil toplum kuruluşları
tarafından da sıkı bir biçimde denetleniyor. Nitekim 8
Temmuz 2011’de Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın
(AGİT) yayımladığı “İnternette ifade özgürlüğü” raporu
bu konuya son noktayı koydu: Eğer 22 Ağustos’ta bu
karar uygulanacak olursa, Türkiye AGİT bölgesindeki
56 devlet içerisinde, internette devlet eliyle merkezi ve
zorunlu filtre uygulayan ilk ve tek ülke olacak (http://
www.osce.org/fom/80723)! Türkiye'de devlet, BTK
eliyle filtre içeriğini oluşturmakta ve ISS'lere beyaz
ve kara listeler dayatmakta diretiyor. Bu uygulama
sadece Çin, İran ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde var.
Gerek Birleşmiş Milletler’in 16 Mayıs 2011 tarihli
“Düşünce ve ifade özgürlüğü hakkının korunması ve
geliştirilmesi” kararı (http://www2.ohchr.org/english/
bodies/hrcouncil/docs/17session/A.HRC.17.27_en.pdf)
gerekse AGİT raporu, filtre uygulamalarının interneti
sansürlemek için kullanılan yöntemlerden biri olduğunu
ve dolayısıyla filtre içeriklerinin bağımsız sivil toplum
örgütleri tarafından dikkatle izlenmesi gerektiğini, devlet
eliyle filtre dayatmanın ise ağır sansür olduğunu açıkça
belirtiyor. Fişleme, denetim ve gözetim de cabası...
Umarım, BTK bu kararında diretmez ve demokratik
tepkinin, uluslararası hukukun sesini dinler. Her durumda,
artık Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi tarafından
temel insan haklarından biri olarak tanımlanan inter-
net erişim özgürlüğünü, 22 Ağustos kara deliğinden
korumak, her yurttaşın demokratik görevidir.
Dr. Özgür Uçkan
İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi
22 Ağustos: Türkiye
internetinin kara deliği
özgür uçkan
ARAŞTIRMA
IAB Türkİye İnternet KullanımI VE ONLINE ALIŞVERİŞ ARAŞTIRMASI
BASINDAN
RENGİN KÜÇÜKERDOĞAN’DAN ‘GRAFİK TASARIM’ İÇİN RENK VE LOGO İNCELEMESİ
Bilişiminrenkleri
WEB SİTESİ
fırsatclub.com
BASINDAN
İNGİLTERE'NİN KÖKLÜ YAYIN KURULUŞU THE GUARDIAN'IN TASARRUF TEDBİRLERİ
TEKNOLOJİİ
GALAXY TAB
S
a y ı l a r ı 7 0 ' e
yaklaşan f ırsat
sitelerini takip
etmenin zorluğu
Türk internet
dü ny a s ı nd a y en i b i r
g i r i ş imi n doğma s ı na
neden oldu: Yen i l i kç i
bir f ırsat arama motoru
o l a n F ı r s a tC l ub . c om
Türkiye’deki grup fırsatı
ve kampanya siteler ini
bir araya getiriyor. Site,
fırsat dünyasının arama
motoru ol a rak say ı s ı z
f ırsatı her gün internet
kullanıcılarının ayağına
s e r i y o r . F ı r s a t C l u b .
com, Türk iye'nin dör t
bir yanında gerçekleşen
fırsatlara, doğrudan ilgili
konu l inkine tıklayarak
hızlaulaşma imkanı veriyor
ve ziyaretçilerini onlarca
site arasında kaybolma
derdinden kurtarıyor.
A
pple' ın iPad
modeliyle
rekabette
Motorola ve
Blackberry
i l e b i r l i k t e en idd i a l ı
seriyi geliştiren Samsung,
Galaxy Tab'ın yeni model
ürününü tanıttı. Öncelikle
Gü n e y K o r e v e A BD
pazarlar ı nda sat ı lacak
olan yeni tablet bilgisayar
10.1 i nch boy ut unda .
Cihazın en iddialı yanı ise
inceliği. 8.8 milimetrelik
iPad 2 modelinden daha
ince bir forma sahip olan
yen i "Ga l a x y Tab", 8.6
milimetre kalınlığa sahip.
S ams u n g t a r a f ı nd a n
tanıtılan tablet PC, Android
işletim sisteminin en son
versiyonu olan Honeycomb
3.1 işletim sistemiyle ve
içinde onlarca farklı yeni
nesil uygulamayla birlikte
geliyor. Ofis programları ve
internet tabanlı uygulamarla
öne çıkan yeni ürünün
ABD'deki satış f iyatı 634
dolar.Samsung yetkilileri
daha önceki 7 inch boyut-
unda k i t a b l e t PC ' n i n
daha taşınabilir bir ürün
olduğunu ifade ederken,
Galaxy Tab 10.1'in özellikle
multimedya özellikleri ve
internette sörf tarafında öne
çıktığını belirtiyor. Şirket
yetkililerinin açıklamasında
"Çok ince bir tablet. Üstelik
bir kupa kahve ağırlığında"
i fadeler iyle yeni model
ürünün boyut taraf ında
idd i a l ı olduğunun a l t ı
çiziliyor.
G
ennaration’da
bu ay hayata
dair renkleri
farklı mercek-
lerden incele-
d i k . Di j i t a l dünyadan
haberlere ve incelemelere
ayrıdığımız bu sayfada ise
İstanbul KültürÜniversitesi
Sanat ve TasarımFakültesi
Öğretim Görevlisi Rengin
Küçükerdoğan’ın Graf ik
Tasar ım derg isinin 42.
sayısı için kaleme aldığı
‘ Ta s a r ı md a Ren k l e r ,
Renklerin Dili ve Kurum
Kiml iğ ine Yansımalar ı’
yazısının bir bölümüne
yer verdik. Küçükerdoğan,
yazısında renklerin logo
a lg ı s ında nas ı l etk i ler
uyandırdığını ele alıyor.
Biz de yazının, bi l işim
markalarına ait logoları
i nc e l ed i ğ i b ö l ümünü
s i z l e r l e p a y l a ş t ı k .
Bi rb i r i nden f a rk l ı üç
yak laş ımla haz ı rlanan
üç markaya a it logoyu
Küç ü k e r d o ğ a n ş ö y l e
mercek altına alıyor:
“Görsel i let i ler in ta-
sarlanması aşamasında
iletilerin etkileme gücünü
artıran ve ürün özel l ik-
lerinin vurgulanmasına
yardım eden renkler, bir
markanın ya da kurumun
kimliğinin yaratımında çok
öneml i işlev üstlenmek-
tedir. Kurumsal kiml ik,
bi r kurumun sektörde
varolabilmesi, belli olumlu
bir mesaj oluşturması ve
bu imajı sürdürebilmesi
ve g üç l end i r eb i lme s i
aç ı s ı nda n öneml id i r.
Markalar ya da kurumlar
k iml i k ler i aracı l ığ ıyla
diğer rakiplerinden ayrıl-
makta, farklılaşmaktadır.
… Kurum/kuruluşun ya
da markanın iletişimini
sağlam bir zemine oturt-
mak, mantıklı bir tasarım
oluşturmak, belli bir kimlik
bilgisi aktarmak, kurum/
kuruluşun ya da markanın
değerini aktarmak ve artır-
mak için yaratılan kurum
kimliğinde renkler tüketi-
cinin algısı üzerinde belli
bir etki yaratmaktadır. …
‘Dünyanın En İyi Mar-
kaları’ arasında 3. seçilen
bilişim sektörünün öncüsü
ve liderlerinden IBM, logo
olarak beyaz fon üzerine
mavi yatay çizgileri seç-
miştir. Mavi, teknolojinin
rengidir. Logoda kullanılan
yatay çizgiler markaya ‘hız’
ve ‘dinamizm’ imgeleri de
aktarmıştır. Mavi asaletin,
siyah tam bir kontrast ya-
ratmaktadır. Tıpkı birbirini
tamamlayan ying ve yang,
gece ile gündüz…
Tüm renk ler in bi rle-
şiminden oluşan beyaz,
d i nsel bağ l amda ‘ma-
sumiyet in’ s imges id i r.
lider olmanın da rengidir,
kraliyetin simgesidir. Ay-
rıca kurumsal bir renktir,
ciddidir. …
‘Dünyanın En İyi Mar-
kaları’ arasında 2. seçilen
Microsoft, beyaz üzerine
siyahı seçmiştir. Beyaz ve
Tam karşıt biçimde siyah
‘yaşlılığın’, ‘kötülüğün’ ve
‘yasın’ rengidir. Dünyanın
en iyi 4. markası olan Go-
ogle, yazı karakterli logo
tercih etmiş ve logosunu
önemli kültürel günlere
göre farklılaştırmaktadır.
Logo, yazı karakteriyle son
derede ‘ayırt edici’, ‘belir-
gin’ nitelik taşımaktadır.
Google logosu değişse bile
‘özgünlüğü’ aynı kalmak-
tadır ve marka bilinirliği
devam etmektedir. Google
logosu dört renkten oluşan
bir yazı karakterli logodur:
Mavi, kırmızı, sarı ve yeşil.
Bu bağlamda, yeşil kulla-
nımıyla logoya, ‘çevrecilik’,
‘doğa’, ‘doğallık’, ‘sakinlik’,
‘huzur’, ‘denge’ anlamları
aktarılmaktadır. Yeşil ay-
rıca Katolik geleneklerine
göre, ‘yeniden doğuşun’ ve
‘ölümsüzlüğün’ simgesidir.
Sarı kullanımıyla ise logo-
ya ‘aydınlık’, ‘dinamizm’,
‘ener j i ’ gös t er i len ler i
eklenmektedir. Mavi ise
‘soyluluğun’, ‘içtenliğin’,
‘gökyüzünün ve denizin’ ve
tabii ki ‘iletişimin’ rengidir.
Kırmızı ‘tutku’, ‘sevgi’ ve
‘yaşamın’ rengidir. Sonuçta
Google logosunda ana renk-
ler ağırlıklıdır, ancak yeşil
kullanımıyla monotonluk
bozularak ‘çevreci’ teması
da, sanı r ım, işin içine
girmiştir. Örneklerden de
görülebileceği gibi, görsel
iletişim açısından renkler
iletişim sürecinde kullanı-
lan en önemli ögelerdendir.
Renkler diğer ögelerden
daha güçlü etki yaratır,
görsel çağrışımlara neden
olur, dikkat çeker, okumayı
kolaylaştırır ve bilinçaltına
seslendiğinden iknayı da
kolaylaştırır.”
İ
ng i ltere'ni n önde
gelen gazetelerinden
190 yıllık Guardian,
b a s ı l ı g a z e t e y l e
i l g i l i t a s a r r u f
tedbi rler i al ıp internet
gazetec i l i ğ i ne ağ ı r l ı k
vermeye haz ı rl anıyor.
Guardian ve Obser ver
gazetelerinin yayımcısı
Guardian Media Group, 5
yıl içinde basılı yayıncılıkta
25 milyon sterlin tasarruf
etmek için yeni bir strateji
açıkladı. Guardian gazetesi
Genel Yayın Yönetmeni
Alan Rusbr idger, "Her
gazete dijital bir geleceğe
doğ ru seyahat ed iyor.
B u b a s ı l ı g a z e t e y i
bırakacağımız
anlamına gelmiyor.
Ancak dijital geleceğe
d a ha ç ok d i k k a t
kesilmeliyiz" dedi.
Grup CEO'su Andrew
Mi l ler ise, "Eğer hiçbir
ön l em a l ma s a yd ı k 3
i l a 5 y ı l iç i nde na k i t
sıkıntısına düşebilirdik"
yor umunda bu lundu.
Önümüzdek i dönemde
bası l ı gazeteden onl ine
gazeteci l iğe doğ ru bi r
dönüşüm yaşayacaklarını
ve habercilik anlayışlarını
da değ i ş t i recek ler i n i
söyleyen Alan Rusbridger,
habercilikten çok ‘analiz'e
ağırlık veren bir gazetecilik
yapmayı planladıklarını
açıkladı. Dijital habercilikle
A B D p a z a r ı n a d a
g i r me y e h a z ı r l a n a n
Guardian'ın, "guardian.
co.uk" adresindek i
internet versiyonunda
ay l ı k 50 m i l yon ,
günlük 2.8 mi lyon
t ek i l ku l l an ı c ı ya
ulaştığı belirtiliyor. İngiliz
Financia l Times (FT)
gazetes i , Gua rd i an' ı n
azalan reklam gel irleri
ve i nt er net t ek i a r t an
okurlarını göz önüne alarak
‘değişim' kararı aldığını
yazdı. Guardian Media
Group, geçen yıl yaklaşık
171 milyon sterlin zarar
etti. Guardian gazetesinin
akşamüstleri okunduğunu
kaydeden Rusbr idger,
son dakika haberleri için
Guardian'ınmobil servisleri
ve i nt er ne t s i t e s i n i n
kul lanı ldığ ını, tüm bu
gelişmeler ışığında gazeteyi
baştan tasarlayacaklarını
da kaydetti.
Fırsataramanın
enkolayyolu
Guardiankağıttandijitaledönüyor
Rakiplerine
inceliğiyle
farkatıyor
Internettealışveriş
erkeklerintercihi
I
A B T ü r k i y e ' n i n
internet kul lanım
araştırmasına göre
Türk i ye'de i nter -
ne t t en a l ı ş v e r i ş
yapanların sayısı 6 ayda
875 bin 297'den 2.5 mil-
yona yükselerek 3 kata
yakın artış gösterdi. Bu
alışverişin yüzde 59'unu
erkekler gerçekleştirdi
IAB Türkiye'nin internet
kul lanımı ve i nternet-
ten al ışveriş konusunda
yaptığ ı İnternet Ölçüm-
leme Araştırması'na göre
Türk iye'de internet ten
alışveriş yapanların sayısı
6 ayda 875 bin 297'den 2.5
milyona yükselerek 3 kata
yak ın art ış gösterdi. Bu
alışverişin yüzde 59'unu
erkekler, yüzde 41'ini ise
kadınlar gerçekleştirdi. Yani
kadınların alışveriş alış-
kanlığına tepkili erkekler
bu kez internet alışverişini
patlatan taraf oldu.
A r a ş t ı r ma y a g ö r e
Türkiye'de 12 yaş üstü 24
milyon 375 bin internet
kul lanıcısı var. 25 yaş
iüstü, yani al ışver işten
sorumlu internet kulla-
nıcısı kitlenin sayısı ise
10.2 milyon kişiye ulaşı-
yor. Mesleki dağıl ımına
baktığımızda öğrenciler
597 bin 228'lik kişi ssa-
yısı ile internet alışveri-
şinde birinci koltuğuna
oturuyor. 474 bin özel
sek t ör ça l ı ş an ı s ana l
alışverişi tercih ederken,
orta seviye yöneticilerin
sayısı 328 bin 651'i, payı
ise yüzde 13 civar ında
seyrediyor.
Yerleşim bölgeler ine
göre bakıldığında kırsal
kesimin sanal alışverişten
aldığı pay yüzde 10.34'te
kal ıyor. Gel ir düzey ine
göre alışveriş eğiliminde
ise 'Daha fazla kazanan,
daha çok harcar" kuralı
yapanların oranı yüzde
27.15 olurken, 6-10 kere
alışveriş yapanların oranı
yüzde 10.86' ya, 10'dan
fazla yapanlar ın oranı
ise yüzde 14'e düşüyor.
"3 aydır sanal al ışver iş
yapmad ım" d iyenler in
oranı ise yüzde 16.24'ü
buluyor.
Ödemede ise kredi kartı
tercih edilen yöntemler
arasında açık ara önde.
Yüzde 58.32 i nt er net
alışverişini kartla ödeme
i şl iyor. AB Grubu top-
lamdan yüzde 39.17 pay
alırken, C1 grubunun payı
yüzde 29.85'i, C2'nin payı
yüzde 25.72'yi buluyor. DE
gelir grubu yüzde 5,26'da
kalıyor. Alışveriş sıklığına
bakıldığında ise sonuçlar
a l ı ş ver i ş yapan say ı s ı
kadar yüksek değil. Çükü
sana l a l ı şver i ş i tercih
edenlerin yüzde 34.83'ü
son 3 ay içinde sadece
1-2 kez alışveriş yapmış.
3 aylık dönem içinde 3-5
kere internet al ışver işi
yoluna giderken, yüzde 13
"Ben ödemeyi ürün evime
gelince, kapıda yaparım"
diyor. Banka havalesi ve
EFT tercih edenlerin ora-
nı yüzde 11.85'i bulurken,
yüzde 8.14 ise sanal kart
kullanmayı tercih ediyor.
İnternet kullanımında
25-34 yaş arası yüzde 26
payla lider. 18-24 yaş gru-
bu yüzde 25 pay alırken,
12-17 yaş grubunun payı
yüzde 22'yi buluyor. 55
yaş üstü ise yüzde 4 i le
sonuncu durumda.
kadınların alışveriş yapmasına tepki
gösteren erkekler, onlıne alışverişin
artmasını sağladı. türkiye'de internet
üzerinden yapılan alışverişin yüzde 59'u
erkekler tarafınan gerçekleştiriliyor.